Değişim Her Zaman Güçlü Hissettirmez
- pskozgesevinc
- 22 Tem 2020
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 4 saat önce
Değişim çoğu zaman güçlü, kararlı ve net bir hâl olarak düşünülür. Oysa yaşamda pek çok dönüşüm, tam tersine; belirsizlik, yumuşama ve hatta zaman zaman çözülme hissiyle başlar. İnsan, alışık olduğu düşünce biçimlerini, rollerini ya da kendine dair kabullerini sorgulamaya başladığında, bu süreç her zaman rahatlatıcı olmayabilir.
Bazı dönemlerde kendimizi “eskisi gibi değilmişiz” gibi hissederiz. Daha kararsız, daha hassas ya da daha açık. Bu hâl, çoğu zaman bir sorun gibi algılansa da, aslında içsel bir yeniden düzenlenmenin işareti olabilir. Çünkü katılaşmış olanın esnemesi, yeni bir anlamın ortaya çıkabilmesi için gerekli bir alan yaratır.
Yaşam yolculuğunda ilerlerken, her şeyin netleşmesini beklemek gerçekçi değildir. Bazen anlam, hemen değil; süreç içinde, adım adım şekillenir. Bu nedenle her belirsizlik hâlini “yanlış bir yerde olma” göstergesi olarak görmek yerine, bir geçiş süreci olarak düşünmek daha kapsayıcı olabilir.
Kendimizle ilgili bazı gerçekleri fark etmek, beklentilerimizi yeniden gözden geçirmek ya da alışkanlıklarımızı sorgulamak cesaret gerektirir. Ancak bu cesaret her zaman güçlü hissetmekten gelmez. Bazen sadece durmak, yavaşlamak ve olup bitene alan açmak da yeterlidir.
Bu blogda yer alan yazılar, tam olarak bu alanı hatırlatmayı amaçlıyor: Her şeyin net olmak zorunda olmadığı, her sorunun hemen bir cevabı bulunmadığı ve bazen en önemli adımın, kendimize biraz daha yakından bakabilmek olduğu bir alan.
Yorumlar